Translate

21 Ekim 2014 Salı

Mahmut Paşa Şenlikleri



Mahmut Paşa Festivali sona erdi. 800 kişiden seçilen 4 çiftin düğünleri Fatih Belediye'si tarafından kıyılan nikahla son buldu. Ve bu dört şanslı çiftin gelinlik ve damatlıkları, beyaz eşyaları da hediye verilerek uğurlandılar. 3. yapılan bu festival İstanbul'un 550 yıllık tarihiyle Türkiye'nin en eski alışveriş çarşılarından biri. 28 Ağustos'tan beri başlayan bu etkinlik % 70'e  varan indirimlerle
1.5 ay sürdü. Bu etkinlik bir çok insana ev sahipliği yaptı. Ayrıca da bu dört çifte yaradı. Niran Ünsal'ın konseri çok ilgi gördü. Ayrıca Mahmut Paşa esnafının ihtiyaç sahibi çocukların defter,çanta,önlük gibi okul alışverişini yapması da çok sevindirici oldu. 15. yüzyılda kurulan sarayların buradan alışveriş yaptığını görürüz. O dönemden günümüze kadar kalmasından çok hoşnutuz. Tarihimize sahip çıkmak azda olsa bizi sevindiriyor.


20 Ekim 2014 Pazartesi

Altın Portakal Film Festivali


51. Altın Portakal Film Festivali 18 Ekim Cumartesi günü son buldu. Türk sinemasının 100. senesi. Altın Portakalın 51. yılında ve yine Antalya'da kutlandı. Son geceyi sunan Korhan Abay'ın değişiyle Türk sinemasına sorsalar nerelisin diye Antalya'lıyımdır derler herhalde. Gece tüm ihtişamıyla başladı. Kırmızı halıdaki şıklık yine göz kamaştırıyordu. Eh buda bizim oscarımız sayılır. Her ne kadar Oscar törenindeki kadar ihtişam yoksa da yine de herkes çok şıktı. Elbette siyasi olayların etkisinde kalmış. Sansüre ve  Kobani'deki olaylara değinilmiş. Ünlü akımına uğramış gibiydi. Cüneyt Arkın ve en çok Altın Portakal ödülü alan Hülya Koç Yiğit, Fatma Girik eski sanatçıların yanında Azra Akın gibi yeni sanatçılar da göze çarpıyordu. Terzi yamağımız Şansal yanında Jean Claude, Van Damme'ye de özel ödül verildi. Doğum gününü kutlayan sanatçı çok mutlu  olduğunu ayrıca Kuzu filmindeki rolü ile Nesrin Cavadzade çok heyecanlıydı. Ödülünüde annesinin kuzusu olduğu için annesine adadığını söylemesi çok anlamlıydı. Nice Altın Portakallara.




18 Ekim 2014 Cumartesi

Taytla Geçen Günler



Hafta sonu yaklaşırken spor kıyafetler daha fazla gündeme gelir. Bunun başını eşofmanlarla,jeanler çeksede hemen ardından taytlar geliyor. Taytlar moda oldu olalı hayatımızdan hiç çıkmaz oldular. Adeta başımızın tacı gibiler. İster spor t-shirtlerle, ister gömleklerle kombinlendiği gibi çok şık tüniklerle de bütünleşebiliyor. Derili modelleri,kürklü modelleri,taşlıları,zımbalıları hepsi var. Lazerlileri bile çıkmış. Model alternatifleri fazlaşınca insan hangisini alacağını şaşırıyor. Kışın çok daha kullanışlı. Hem üşütmüyor, hem de sokağın çamurundan,pisliğinden etkilenmiyor. Bot ve çizmeyle çok şık.Kış aylarında benim en çok aklıma gelen giyim tarzıdır. En güzeli de kilo alsanız fark etmezsiniz. Licralı yapısıyla tüm vücudunuzu sardığı için kilo alsanız da sıkmaz. Oysa pantolonda aldığınız 2 kilo bile sizi rahatsız etmeyi becerir. Rahatlığına diyecek yok, ancak kilolara dikkat.





17 Ekim 2014 Cuma

4. Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul



New York, Miami, Berlin, Australia derken sonra İstanbul'da Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul (MBFWI) etkinliğinin sonuna geliyor. Bu yıl 4. sezonunu hayata geçiriyor. 5 gün sürecek bu etkinlikte tasarımcılar moda dünyasına koleksiyonlarını sergileyecek.Tüm isteğim  bir gün bizimde bu etkinliğin içinde olmamızdı. Ve işte bu günler geldi. Moda alanında isim yapmış ülkelerin arasında artık bizde varız. Son yılların trendy semtlerinden Karaköy'de Antrepo 3'te organize edilmiş. Ve gerçekten üstün prodüksüyonu ile dünya standartlarında bir moda haftasına ev sahipliği yapıyor. İsteyen bazı defileleri internetten izleyeceği gibi, magazin haberlerinden ve sosyal medyadan bolca bilgi alabiliyorsunuz. Defilelerin yanında söyleşiler,röportajlar moda ile alakalı açık oturumlar etkinliklerin arasında. Ben hafta sonu mutlaka gitmeyi düşünüyorum. İstanbul'da bu Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul (MBFWI)haftasının yapılmasından çok hoşnutum. Hem tüm dünyada Türkiye'nin tanıtımı hem de sağladığı katma değerden dolayı herkesin eline sağlık.



14 Ekim 2014 Salı

Tatil Dönüşü


Biz bu Kurban Bayram'ı tatilini Cumartesi'ye kadar uzattık. Gerçi Çarşamba gününden beri butiğimiz açıktı. Sağ olsun Elif'imiz tüm işleri hallettiği gibi beni (Yıldız Hanımı) aratmadı. Cumartesi günü yuvaya dönüş yaptık. Her şey yolundaydı. Bir daha  anladım ki Allah kimseyi yurdundan,evinden,işinden fazla ayrı koymasın. Herkes Cumartesi geleceğimizi biliyordu. Bizim müdavimler de  öğleden sonra yavaş yavaş damlamaya başladı. Bir hafta, on günlük bu tatilde herkes birbirini özlemişti. Ve herkesin bir masalı vardı. İçimden oh be yuvaya döndüm be dedim. Tatile gitmenin güzelliği kadar sevdiklerine kavuşmak da ayrı bir güzel. Hele de bu denli sevildiğini görünce ayrı bir mutluluk. Yine çaylar, kahveler,kekler,pastalar, fallar. Herkes birbirine kıyafetler öneriyor bu sana yakışır diye. Soyunma odası doluyor,taşıyor kıyafet denemece. Bir curcuna sorma gitsin. İşte bu bizim butiğimiz. Var olma sebebim. Allah kimseyi gördüğünden ayrı koymasın. Hoş geldin Sonbahar,hoş geldin Kış.Herkese iyi kışlar.






13 Ekim 2014 Pazartesi

Hamileyken Bile Trendy Gözükmek



Artık bir çok markalar kadınların hamile dönemleri için kafa patlatıp trendleri belirleyip  hamile hanımların kıyafetlerine yansıtıp her yıl yeni bir koleksiyon hazırlıyor. Oysa eskiden hamilelerin ne giyecekleri belliydi. Lastikli pantolon, bol tunik,ya da robadan antipatik elbisedir. Oysa şimdi öyle mi ?. Tüm tarzlar hamileler içinde uygulanıyor. Bazen de hamile hanımlar bol olan trendleri kendileri için seçip özel pantolonlarıyla kombinleyip hem trenden uzak kalmıyor, hem de modern oluyor. Bu günlerde hamile olan Kate Middleton  ne giyiyor, ne yapıyorsa o trend oluyor. Şık bir hamilelik yaşamak kendi elinizde. Daha evvel ki ve şimdi yeni alacağınız bir kaç parçayla bu dönemdeki gardrobunuzu hazırlayabilirsiniz. Hamilelik hormonlarınız sizi mutsuz etmesin. Giyinmek, trendy olmak sizi mutlu etmeye yetecektir.






10 Ekim 2014 Cuma

Kaşlar Dantel Olunca


Sanatçıların,oyuncuların bazen toplumun önünde olmaları çok olağandır. Modanın öncüleri olmaları yeni trendleri daha çabuk benimsemeleri,yeni akımlar yaratmaları gibi. Ancak bazen bunun dozajını o denli kaçırıyorlar ki öncü olmaktan çok rüküş ve absürt olabiliyorlar. Lady Gaga bunun en belirgin örneği. Giydikleri, tasarladıkları sadece kendine has ve markasının bilinirliğini arttirmaya yönelik. Şimdilerde de Türk sinemasının güzel oyuncusu Meltem Cumbul'un dantel kaşları gündemde. Geçenlerde oyuncular sendikasının başkanı seçilmişti. O başkanlık kisvesini bir tarafa bırakıp  kaşlarıyla uğraşmayı  tercih etti.Ve kaşlarına verdiği dantel motif dillerden düşmüyor. İncecik kaşlarından sonra kaşlarını kalınlaştırıp siyaha boyatan o da yetmiyormuş gibi dantel motifleri kaşların üzerine konduran görüntüsüyle ortalıkta. Bu haliyle Sezen Aksu'nun verdiği konserde herkesin dikkatini çekmeyi becerdi.Giydiği siyah deri elbisesinden çok kaşları ön plandaydı. Bazılarına göre yeni bir akımın öncüsü kanaatini taşırken ben aynı şeyi düşünmüyorum. Çünkü yüze yapılan bu denli değişikliği herkesin kabullenmesi olası değil. Radikal karar alabilen her türlü yeniliğe açık olanlar bu detayı yüzlerin de hayata geçirebilirler. Ancak akım olması için belli bir çoğunluğun bunu kabul edip uygulaması lazım. Bana göre bu dantel kaşlar çok olası değil.


9 Ekim 2014 Perşembe

Şallar Uzayınca


Moda dediğimiz olgu bir çok trendi barındırırken daha evvel moda olmuşların yine gündeme gelmesidir. 60'lardan beri başlayan uzun şal modaları bir çok dönemde moda olmayı becermişlerdir. Genelde düz elbise ve eteklerin üstüne değişik desenleri ile kombinlenen bu detaylar genelde kemerlerle bütünlenir. Elbiseyi değişik havaya sokan ayrı bir tarz yaratan bu uzun şallar 2014-2015 sokak modasında yine karşımıza çıkıyor. Bu trendi  ünlü ikonlar sokağa taşıyınca  bu yılın modasında hayat bulması bekleniyor. Ofis stiline de çok yakışan bu trendin ne kadar tutacağını bilemiyoruz. Ancak zaman zaman karşımıza çıkan bu  çizgiyi sevenler olduğu kadar, hiç rağbet etmeyenler azımsınmayacak kadar çok. Hadi bakalım bu yıl kim kazanacak.





8 Ekim 2014 Çarşamba

Trenchcoatlarınız Yanınızdamı ?


 Birden bire gelen kış ardı arkası kesilmeyen yağmurlar.Havanın serinlemesi,puslu havanın hakim olduğu bu günlerde trenchcoatlara rağbet arttı. Su geçirmeyen özellikleri ile bizi yağmurdan koruyorlar. Gerek uzun modelleri, gerek kısa modelleri fark etmiyor. Yeter ki yağmurlu günlerde yanımızda olsunlar. Bazıları çantalarımızın içine sığacak ince modelleri ile hayatımızı kurtarıyor. Ceket,kazak,gömlek üstüne giydiğimiz safari tarzları,bol salaş kısa tarzları  yanında uzun modelleri elbise gibi belden oturmalı ve kemerli olanlarla  daha şık olabilirsiniz. Genelde  bu tarzlar elbise ile kullanılanlardır. Kısacası ister şık olmak için, ister spor bu yağmurlu günlerde mutlak bir trenchcoat edinin. İlkbahar ve Sonbaharın vazgeçemediğimiz parçalarından biri olan bu  trenchcoatlar  bu aralar her daim elimizin altında olmalı. Çünkü yağmurun ne zaman yağacağı belli olmaz. Tabi ıslanmak istemezseniz.







3 Ekim 2014 Cuma

Havanın Isısına Göre Tercihlerimiz


Arz ve talep. İlk önce arz doğar ve talep başlar. Ticaretin ilk maddesi olabilir.Havalar ısınır, ince kıyafetler, havalar soğur kalın kıyafetler, yağmur yağar botlar çizmeler. İşte taleplerimiz bu yöndedir. Serinleyen havayla gelen triko hırka ve kazaklar ilk aklımıza gelenlerdir. Bilhassa hırkalar çok işimizi gördü. Sabahın ilk saatleri ile akşam saatlerinde hava ısısı daha çok düştüğünde hırkalara talep artıyor. Triko hırkalar bizi ısıttığı gibi terlediğimizde çıkartmamız kolay. Öğlen havanın ısısı fazlayken onlara ihtiyaç duymuyoruz. Oysa güneş çekilince hemen üstümüze alıyoruz. Bu yıl trikoların altın yılını yaşayacaklarını söylüyorlar. Yine de hava ısısı bu trikoları giyilebilir haline getirmesi lazım. Bu kış soğuk geçerse çok rağbet görür. Ama ılık olursa geçen seneler gibi çok tercih edilmezler. Kapalı yerlerin doğal gazdan dolayı çok sıcak olması çok kalın trikolar tercih edilmiyor. Yine de bu yılda tercih sırasını havanın ısısı belirleyecek.





1 Ekim 2014 Çarşamba

Milano Moda Haftası


Bilindiği gibi  Eylül ayı moda  demek. Gelecek yaz sezonunun moda haftalarının başlaması demek. Eylül ayının ilk çeyreğinden sonra başlayan bu moda haftaları gelecek yazın çizgilerini trendlerini belirleyen defilelerle karşımıza çıkar. 17 Eylül'de başlayan İtalya  Milano'daki moda günleri  gerçekten moda adına belirleyici unsurları gösterir. Gucci, Armani, Massoni, Fendi,Prada, Dolce Gabbana gibi büyük markaların defileler kadar showları da çok ilgi çekicidir. Son yıllarda internetten direk olarak seyrettiğimiz bu gösterileri yerinde izlemenin keyfi başka elbette ki. Ama yine de anında kilometrelerce uzaklığımız da olan defileleri seyretmekten çok haz alıyorum. Trendleri görsel olarak görmek mankenlerin üstünde markalarla özdeşleşen kıyafetleri incelemek, modanın çizgilerini daha iyi algılamamızı sağlıyor. Ayrıca moda uğruna harcanan paranın hiç de az olmadığını görüyor ve anlıyoruz ki, ithişam,şaşa,lüks olmadan modanın kendini ifade etmesini bekleyemeyiz.