Translate

14 Nisan 2019 Pazar

Tüketici Hakkı Güzel De

                            Endüstrileşmenin, global ekonominin, kısaca gelişmenin bize getirdiği en iyi şey Tüketici Hakları konusunda bilinçlenmemiz dir. Kanunlar ile belirlenmiş bu haklar bir gün herkese lazım olur.Çünkü hepimiz birer tüketiciyiz.Ancak bazı aklı evveller bu hakları kendilerine yontuyor. Bugün hafta başı olması nedeniyle yapılacak işlerin programını hazırlar iken içeri bir bayan girdi. Karşılıklı günaydın dedikten sonra ,bir problemi olduğunu söyledi. Ve arkası geldi.Üç sene evvel bizden aldığı bir pantolonu çok severek kullandığını,kalıbını çok beğendiği için üstünden çıkarmadığını söyledi .Ancak üç sene geçtikten sonra pantolonun bacak arasının tüylendiğini,bu durumu imalatçı firmaya bildirmemizi ve mümkün ise değiştirmemizi istedi.40'lı yaşlarda topluca görünümlü bu bayana ilk önce nasıl bir cevap vermem gerektiğini saptayamadım.Sonra en sakin halimle ''Sizce bir pantolonun dayanma süresi ne olmalıdır?diye sordum.O hala pantolonun neden tüylendiği ne takılı durumda...Üstünden üç sene geçmiş,üstelik biraz toplu olduğu için sürtünmeden ötürü daha fazla yıprandığını ve bir pantolonun dayanıklı tüketim malı olmadığını anlatmaya çalıştım.Bu şikayetlerin sürelerinin kanunen saptandığını söyledim.Şaşkın bir şekilde suratıma baktı ve''Süresi mi var?dedi.Çok üzülmüştü,kendince üç sene evvel ucuzluktan aldığı pantolonu değiştireceğini ve yeni bir pantolona sahip olacağını hayal ediyordu.Evet,biz Yıldız Butik olarak kaliteli mal satmayı ilke edindik,otuz  sekiz sene boyunca kalitemizden ödün vermedik,ucuz mal alacak kadar zengin değiliz dedik de hiçbir kumaşın üç sene boyunca her gün kullanılarak hiç bir şey olmayacağını söylemedik.El insaf diyorum,başka da bir şey demiyorum.
 www.yildizbutik.com da tüm ürünlerin  kalitesinin arkasındayız elbette . Ve tüketici haklarına da sonuna kadar saygılıyız.Ancak her iki tarafında insaflı olmasını bekliyoruz












7 Nisan 2019 Pazar

Bahar aylarının vazgeçilmez derileri

                        Sezon geçişlerinde ne giysem ?sorusu hep kafamızı kurcalar .Kışlık  deseniz gönlümüz istemez, yazlık deseniz  soğuktan  titreriz. Bunun  ortasını bulmakta da hep zorlanırız. .Ayrıca  sabah saatlerinin ayazı öğlen de ısınan hava tüm bunlara ayak uyduracak kıyafetleri bulmak zor oluyor .Bence bu dönemler için en uygun üst giyim deri ceket veya montlar olmalıdır .Denim pantolonlarla ,  iş elbiseleri  ile  , kalem eteklerle de çok şık durduğunu görürüz.  Gerek hakiki deriler , gerekse suni deriler  le kombinlerimizi tamamlarız . .Gerçek  deriler   soğuğu geçirmez , ısıyı da dışarı vermez. Hayvanlar soğuk kış aylarında onu için üşümezler .Suni derilerin fiyat skalaları daha düşük olduğu için tercihleri fazla oluyor  Ancak hava almama özelikleri  taşıdıkları için  terletir.  Kısacası hakiki deriler  kadar sıhhatli değildir .Gerçi son zamanlarda gelişen endüstriel yatırımlarla bu olumsuzluklar çok aza indirgenmiş. Endüstri demişken şimdilerde  de hakiki derinin  işleyişleri de çok değişti .Kağıt kadar ince kumaş gibi dökümlü ,bir tarafı süet bir tarafı  deri ler den tutun da bir tarafı desenli kumaş diğer tarafı ince derilere kadar birçok modellere rastlıyoruz. Hepsi birbirinden güzel.  Tarzımızı konuşturmak öncelikle kaliteli görünmekle olur
.Hakiki deri bir ceketle fark yaratmak isterseniz şimdi tam zamanı .
 www.yildizbutik.com da biri sizin için olabilir



























24 Mart 2019 Pazar

Vintage mi ? Retro mu?

                               Son zamanların popüler akımı olan Vintage'den bahsetmek istiyorum. Eski ve kullanılmış giysi modasından. Kendi stillerini yansıtmak isteyenlerin, bir anlamda da anarşik ruhlarını tatmin etmek için benimsedikleri bir stil. Hiçbir çizgiye bağlı kalmadan ve de modanın onları yönetmelerine izin vermeyenlerin tarzı. Günümüzde bu talepten doğan açılmış bir çok mağaza var. Ayrıca bu iş yerleri, dönem filmlerini ve dizilerini çekenlere hizmet veriyorlar. Annemizden, yakın akrabalarımızdan kalan giysileri giymek, onları hatırlamak ve onurlandırmak adına güzel bir hareket olabilir. Ancak hiç bilmediğimiz, tanımadığımız birisinin kullanılmış eski eşyasını satın almak bana uzak geliyor. Giysilerimiz her ne kadar cansız varlıklarsa da, kullananla arasında bir bağ vardır. Ve onlar dışa çıkan enerjimizi ilk karşılayan dır  bana göre. Daha önce bu eşyaları kullananlar pozitifse neyse de, negatif ve sinirli bir tipse yandınız demektir. Bilinmeyen o hayatları yaşama isteğini hiç anlamıyorum. Başka bir enerjiyi ayağımda, tenimde hissetmek bana kötü gelirdi herhalde. Ancak eski modanın günümüze uyarlanması çok hoşuma gidiyor. Bu tarza da retro deniyor. Bu iki kavram zaman zaman birbirine karıştırılıyor ise de çok farklı iki şey. Tabii ki herkes seçimlerinde özgür.
                               












Seçimleriniz hayatınızın tarzını belirler