Translate

30 Kasım 2012 Cuma

Ponpon Kız


Madonna bu !  Sıra dışı  ve değişik tasarımların öncüsü. Son dünya turnesinde de yine  kendinden söz ettirdi. Miami'de verdiği son konserinde kırmızı, beyaz ponpon konseptli kıyafetiyle hayranlarını şaşırtmayı başardı. Sahne performansına  absürt kostümlerle  renk katmasını beceren ve durdurak bilmeyen, enerjisine hayran olmamak elde değil. Orta yaşına rağmen bitmeyen coşkusu, yenilikçi tarzı ve enerjisi gerçekten insanı büyülüyor. Ve böylece de starlıkta birinciliğini kimseye bırakmıyor. Son giydiği kırmızı, beyaz ponpon kız kostümü bunlardan biri. Kostümcüsünede allah sabır versin , çünkü aklına düşen böyle değişik fikirleri hayata geçirmek hiç kolay olmasa gerek. Yaptığı herşey bir olay. Yürü kim tutar seni Madonna.


28 Kasım 2012 Çarşamba

Seksenli Yıllar



Geçen gece TRT 1 de yayınlanan Seksenler dizisini izledim. Butiğe gelenlerin birçoğu bu diziyi anlata anlata bitiremiyor. İki dönemden beri süre gelen bu diziyi , Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisiyle çakıştığı için seyredemiyordum. Geçen gece tekrarıydı herhalde gözüme takıldı. Karakterlerin giyimleri, evlerin dekorasyonları, dönemin düşünce tarzları benim gençlik yıllarımı yansıtıyor. O yıllarda yetişkin biri olarak bu dizide yapılanların çok gerçekçi olduğunu gördüm. Hele giysiler benim giydiklerimle çok örtüşüyordu. Seksenler dendiğinde mini etekler, vatkalı ceketler, taytlar, parlak taşlı, pullu kıyafetler ve en çarpıcısıda saç bantları ve tozluklar. Bunların hepsini keyifle giymiş ve kullanmış biri olarak nostalji yaşadım. Şimdiki gençlere iğrenç gibi gelsede moda olduğunda herkes kenarından köşesinden bu akıma uğruyor. Seksenler Türkiye'de hazır giyimin doruk noktasını yaşadığı yıllar.Ve kadınların iş hayatına atıldığı dönemlerden biri. Resmi dairelerde pantalon giyilmez.Çalışma hayatlarında erkeklere uyum sağlamak adına ceket takımların çok moda olduğu yıllar. Kıyafetlerin renkleri çarpıcı, ayrıca statüyü belirlemek için abartlı aksesuarların kullanıldığı bir dönem. Küpelerin hepsi küçük bir avize şeklindeydi. Bir  keresinde küpelerimi unuttuğumu farkettiğimde evin köşesinden dönüp üç merdiven çıkarak küpelerimi taktığım günleri şimdi gülerek hatırlıyorum. İşte seksenli yılların modası  böyle birşeydi. Ve en önemlisi de benim  gençliğimizdi.


27 Kasım 2012 Salı

72'lik Model



72 yaşındaki dede torunu için kadın model oldu.Torununun ''Yuekou'' internet satışlı giyim markasının ortaklarındanmış.Bizim dede boş zamanlarında torununa kıyafetleri kombinlemeye yardımedermiş.Günlerden bir gün torununa onu model yapma fikri gelmiş.O da ikiletmeden kabul etmiş. Eh torun olunca akan sular durur tabi.72 yaşından sonra kadın model olmakta varmış kısmette diyerek kameralar karşısına geçmiş ve ''Yuekou'' sitesinde resimleri yayınlanmaya başlayınca bu sansasyonel olay dilden dile herkese yayılmış,akabinde de bizim dede fenomen olmuş.Markanın satışlarıda patlayınca torununa yardımcı olmaktan çok gururlanmış.Bu yaştan sonrada bir işe yaraması onu çok mutlu etmiş.Şimdilerde de 72 yaşından sonra gelen modellik kariyerinin keyfini çıkarıyor.
Göründüğü gibi hiçbirşey geç değil yeterki isteyelim..



 
 

26 Kasım 2012 Pazartesi

Ortaköyde Bir Pazar


İstanbul'un güzide semtlerinden biri, boğazın başlangıcı, eski bir yerleşim merkezi. Şimdilerde gençlerin uğrak noktası tabi yağmur yağmazsa. Güneşin  azda olsa kendini göstermesiyle dolan mekanlar. Kumpirciler, gözleme, çiğ börek, wuffların bolca satıldığı bir ortam. Dükkanlar, cafeler, restorantlar hepsi var. Eh bu kadar kalabalık ortamların vazgeçilmezleri olan aksesuar tezgahları. Kadınları cezbetmek amacıyla akla gelen tüm aksesuarların satıldığı bir yer. Şapkadan, çantaya, eldivenden , yakalara, bileklikler, küpeler, yüzükler ,kolyeler  hepsi var. Her tezgah kendi içinde bir dükkan. Kadınların çok eski tarihlerden beri takıya olan düşkünlüğü bilinir. Oraya gidipde kendine göre bişey seçmemek mümkün değil. Ben bile bu işi yaptığım halde istediğim bileziği orada bulunca aldım. İşte biz kadınların içinde böylesi bir alışveriş canavarlığı olduğu sürece yine de alacak birşey buluruz. Telefonda arkadaşıma anlattığımda kahkaha ile güldü, e pes diye cevap verdi. Boşver dedim kendimi iyi hissettim ya bu herşeye yeter dedim. Bence alışveriş bir insanın deşarj şeklidir. Doktora, hastaneye gitmekten iyidir. Deşarj olmak insanı hafifleten, mutlu eden bir olgu. Bu hangi şekilde olursa olsun.





23 Kasım 2012 Cuma

Sokak Modası



Bu yıl İstanbul uzun bir Sonbahar yaşadı. Blazer ceketler, pardesüler, hırkalar çok kullanılır oldu. Sokak modasına baktığımızda herkesin üstünde ceketler ve pardesülere rastlıyoruz. Skin pantalonlar,montlar, botlar ve platformlu ayakkabılar çok trend. Eskiden sonbahar günlerini yaşarken birden kış geliverirdi. Bu ceketlerin ve pardesülerin giyme zamanı kısa olurdu. Oysa bu yıl doya doya yaşadık. Tükenen bu ceketleri birdaha üretmek için kumaş almaya gittiğimizde kumaşların bittiğini gördük. Kumaşçıların geçen senelerden yola çıkarak üretim yaptıklarını ve bu ılık günlerin bu kadar uzun süreceğini tahmin etmedikleri için fazla kumaş üretmemişler. Bu yıl chanel ceketler ve uzun blazerın yanında kısa montlar ve ince kaplar çok revaçta. Eh havalar böyle devam ederse bu sokak modası çok süreceğe benziyor. Hadi hayırlısı palto ve kaban üretene.

 


22 Kasım 2012 Perşembe

Şükran Günü





Sabahın erken saati içeri Amerikalı bir turist girdi. İlk önce kıyafetlere şöyle bir göz gezdirdi. Sonra seçtiği 4,5 elbisenin 40 bedenini denemek istediğini söyledi. Ona yardımcı olurken sohbet başladı. Divan Otel'inde kaldığını bugünün Şükran Günü olduğunu bu akşamda arkadaşının  aile yemeğine katılacağını söyledi. Sonra aldı sazı eline Amerika'da bu bayramın her Kasım ayının son Perşembe'si kutlandığını ve resmi bayram olduğunu ve her ailede kutlanma geleneği olduğunu hindi ve mısır yediklerini anlattı durdu. Derken içeri Rober Kolej'inde çalışan bir arkadaşım girdi. Amerika'daki tüm işyerleri tatil  olduğu için İstanbul'daki Robert Kolej'de tatile girince soluğu bizde aldı. Böylece olay pekişti. Bizim Amerikalı'ya bu akşam için bir chanel, ceket takım ayakkabısı ve çantasıyla kombin yaptık. Gerçekten şık oldu ve memnun ayrıldı. Bizde böylece Şükran Günü'nün tüm detaylarını öğrenmiş olduk. Yaptığı alışverişten bizde şükran duyduk.

 
 
 
 
 
 

21 Kasım 2012 Çarşamba

Bir Mucit


 
 
İlk terzi prova mankenin mucidi 1841 yılında 3. Napolyon'nun eşi İmparatoriçe Öjeni Eugenie özel terzisi Alexis Guerre Lavign'dir. İmparatoriçenin kıyafetlerini hazırlamak için onun ölçülerinde bir pravo mankeni yapmayı akıl etmiş. Ogün bugün ondan esinlenerek yapılan terzi mankenleri ayrıca bizim gibi butiklerde ve büyük mağazalarda kullanılan tüm vitrin mankenleri ortaya çıkmış. Ayrıca diktiği elbiseleri mülaja dökerek ilk kalıp çalışmalarını başlatmıştır. O öldükten sonra aileside bu metodları hayat geçirmiştir. 1970-1990 yılları arasında patlayan konfeksiyon akımı onun kalıplarını çok kullanmıştır. Ve markalaşarak Esmod adında tüm dünyada moda okulları açmışlar. Görüldüğü gibi o da  moda alanında bir mucit sayılabilir.




20 Kasım 2012 Salı

Yine Çok Güzel Ve Özeller

Yine Amerika'n müzik ödülleri, yine kırmızı halı. Bu tarz ödül törenlerinin yarışan müziklerin dışında beni fazlasıyla ilgilendiren konu kırmızı halıdaki ünlülerin neler giydikleridir. Ve en önemlisi tasarlayanın zevki. Amerika'da Los Angeles  40. kez kutlanan bu müzik ödüllerinin kırmızı halıdaki kıyafetleri yine çok güzel ve özenliydi.
                               Nicki Minaj Sarı Parlak Elbisesi İle Göz Kamaştırıyordu.

              Jenny McCarthy Özenle Hazırlanmış Altı Metalik Elbisesi İle Dikkatleri Çekiyordu.


Christina Aguilera Lila Renginden Grinin Tonları. Toplu Olmasına Rağmen Şıklığı Öndeydi.

                              Kesha'nın Pudra Rengi Dantel Elbisesi Dekoltesiyle Çok Şık.

        Heidi Klum Dantel Dore Rengi Elbisesi Ve Bacak Dekoltesi İle Kırmızı Halıda Çok Şık.

                   Kimberly Cole'nin Üstü Pullu Ve Şeffaf Görünümü İle Göz Kamaştırıyor.


                                                     Jordin Sparks Tarz Uzun Elbisesi İle.

19 Kasım 2012 Pazartesi

En İyi Giyinen


Şimdilerde her moda dergisi kendi içinde yaptığı çalışmalarla yılın en iyi giyineneni seçiyor. Böylece yılın en iyi giyineneni her dergide ayrı ayrı isimler. Vogue dergisinin bu yıl seçtiği isim Kate Moss. Minyon yapısı ile Calvin Klein'in marka yüzü.  1974 İngiltere doğumlu giyim tarzı ve güzelliğiyle büyük bir hayran kitlesine sahip. Ayrıca da son derece medyatik.  Şimdi de yılın en şık kadını. Bu olay onu  fazlasıyla sevindirmiş. Çekici bu top modelin moda ikonu ve moda tasarımcısı olması da onu buralara getiren unsurlardan biri. Sansasyonel hayatınıda kulak arkası etmeyelim. Ne diyelim yolu açık olsun.


 

16 Kasım 2012 Cuma

Millet Nelerle Uğraşıyo


16-17 Kasım'da Ülker Sports Arena'da konser verecek olan Jennifer Lopez'in hakkında çıkan bir yazıda giyim tarzını değiştirdiğinden bahsediliyordu. Ünlü şarkıcı son zamanlarda spor kıyafetleri tercih ediyormuş. Genelde gazetecilerin mantığını anlamakta zorlanıyorum. Kadın sevgilisiyle alışverişte, güncel yaşamında ne yapacaktı?.Sahne kıyafetleriyle yollara mı koyulacaktı. Pek anlayamadım. Ünlü sanatçılar genelde sahnedeki tarzlarıyla hatırlanır. Ancak onlar da bizim gibi insan. Nasıl ki biz günlük yaşamda  daha rahat ve spor kıyafetleri tercih ediyorsak, onun da bu tarz kıyafetleri tercih etmesi son derece normal. Kimse merak etmesin. Jennifer Lopez var oldukça sahnedeki şovlarıyla paralel giden tarzı hep var olacaktır. Öküz altında buzağı aramayın.


 
 
 
 

15 Kasım 2012 Perşembe

Yine Pantalon Askıları




Kışı yaşadığımız bu günlerde 2013 İlkbahar Yaz modasının tüyoları da gelmeye başlıyor. Eski zamanların pantalon askıları bu yaz karşımıza çıkıyor. Maskülen bir havanın hakim olduğu bu yaz döneminin vazgeçilmez aksesuarlarının arasında. İnce belli hanımlılar yaşadı. Bu askılarla pantalonlar bellerinden düşmeyecek. Bir taşta, iki kuş misali. Hem modern olucaklar, hem de pantalonlar bellerinde kalacak. Bu askılar sadece pantalonlarda değil, etek ve şortlarda çok kullanılacağına benziyor. Kıyafetlerde ki bu askı trendi ne kadar geçerli olur bilemiyorum ama gördüğünüz gibi modacıların çalışmaları hiç bitmiyor. Yeni malzemeler bulmaları kolay değil. Onlarda eskileri çıkartıp çıkartıp ayrı ayrı hava vererek modayı yaratıyorlar. Bu çalışmalar bazen çok tutuyorsa da, bazıları hiç tutmadan çöp oluyor. Hadi hayırlısı başka ne çıkaracaksınız ?

 
 
 
 


14 Kasım 2012 Çarşamba

Kardashian Kardeşler


 
Amerika'nın heryerinde, dergi kapaklarında reality şovlarda, reklamlarda, gece cluplerinde, internette müstehcen pozlar veren sürekli gündemde kalmak için her yol mübah diyen tipler. Sivas'tan göç etmiş Ermeni ailenin torunları. Ünlü avukat babasının miras yedileri. Şimdilerde moda sektörüne soyunmuşlar. Hazırlıkladıkları  kolesksiyonları Türkiye dahil 13 ülkeye pazarlamışlar. Koleksiyonda gördüğümüz kadarıyla vamp kadını simgeleyen bir tarz. Leopar ağırlıklı, deri aksesuarlar göze çarpıyor. Bence kendi hayat tarzlarıyla çok özleşiyor. Daha evvel Calefornia'da açtığı butiğe benzemez inşallah. Çünkü açtıkları butiği çok kısa sürede kapatmak zorunda kalmışlar. Sergiledikleri tarz tutmamış. Şimdi de kendileri kadar cesaretli insanları bulacaklarmı bilinmez. Modacı olmak bu kadar mı kolay oldu ?