Translate

14 Mart 2016 Pazartesi

BOHEM OLMAK

                           70 lerin akımı uzun süre defile     podyumlarını  süslüyor .Şikayetçi    degiliz    elbette .Çünkü 70 li yıllar hazır giyimin patladıgı  , tüm  gündemde olan çizgilerin sokak modası ile birleştigi yıllardı .Ayrıca panklar , punklar , hippiler ,  bohemlik ile  snoplugun çakıştıgı    dönemlerdi.  Tabii televizyonun  ilk yıllarına   denk gelmesi  , bu  moda akımını daha fazla akıllarda  kalmasını sagladı .  Cizgilerin  görselikle  birleşmesinin sonucu bence  Bu denli renkli yılları anımsamak hepimizin hoşuna gidiyor .İşte o yılların en belirliyici çizgisi olan bohem tarzı ,  bu yılda cok moda .Aslında bana sorarsanız yaz demek bohem çizgi demek Her yaz bu çizgilerin
























 karşımıza gelmesinin sebebi hem kişiler bu giysilerle kendilerini çok rahat hisedmeleri ,hemde modern görünmeleri ile alakalı .  Böylece  de  moda olan bu tarzın yaşam süresi uzun oluyor . Parmak arası terlik veya bez ayakkabılar . uzun kolyeler  , bol yüzük ve küpe aksesuarlar bu yıl yine çok gündemede Bilhassa yazlık yerlerde cok kullanilan bu giysilerin  pamuk olması   sıcak yaz aylarında  kişiyi  serin tutuyor .Bohem olmak her   ne  kadar bir yaşam tarzı olarak karşımıza cıksada     ,Beraberinde   getirdigi  giyim tarzını da göz ardı edemeyiz . İkisi beraber birleştiginde ,   bohemlik  daha fazla kendini gösteriyor. Ama benim ilgimi  daha cok kıyafetlerdeki çizgiler  çekiyor.

10 Mart 2016 Perşembe

BİRİ TASARLASIN ÖBÜRÜ YESİN

                          Geçtigimiz günlerde  ardarda yapılan moda haftaları çok görkemliydi . NEWYORK  PARİS , LONDRA , MİLANO  MODA HAFTALARINDA  2016- 2017 kış  kreasyonlarını sergilediler  Dünyanın  en ünlü  tasarımcıları  birbirinden   güzel koleksiyonlarını  görücülüğe çıkardılar .Bizler   şimdilerde yeni, yeni ilk bahar yaz hazırlıklarına başlamışken, onlar gelecek kışı bitirmişler   bile  . İşte sokak modası , pret a porte dedigimiz bu moda günlerinin dinamikleri böyle çalışıyor . Tasarımcılar modellerini çıkartırlar sonra  renkler tespit edilir .   Kumaşlar boyanır,  , hazır giyime sunulur. Üretici   firmaların  da  hazırlanmaları bir    o   kadar sürer. Özetlersek  raflarda yerlerini almaları için bayagı bir zaman  alır  Tasarımcıların   bu defilelere  hazırlanması altı   ay dersek , ondan sonra imalat aşamasına geçmesi üretilmesi raflarda yerlerini almasıda bir  sene  .Kısacası üstünüze aldıgınız bir bluzun yapım aşaması birbuçuk yılı buluyor .Modeliydi, rengiydi,  kumaşıydı , dikimiydi  geçen onca zaman ve harcanan onca emek .Sonrada geliyor korsancılar , taklitçiler .dogru     dürüst emek    harcamadan  en  çok satılan ,beginilen ürünü  kopyalıyor .Bir hafta gibi kısa bir sürede hazırladıgı malı satışa cıkartıyorlar  Ne modelist var, ne stilist var ne kafa patlatıp tasarlamak var .Hazıra konmanın  vazgecilmez tutkusu  .En ucuz kumaşla en ucuz işçilik .bazen merdiven altı dedigimiz imalat şekliyle  yapılan üretimler. Hem de    iki paraya .İşte onun içindirki bu kopyacıları kimse sevmiyor.Biz  de  bu haksızlıgı   kınıyoruz. İnşallah   resmi yaptırımlar gerçek yatırımcıları  daha cok korur.
























8 Mart 2016 Salı

YENİDEN KADINA DAİR YAZISI

                                    Her yıl  8 Mart kadınlar günün  için yapılan   kutlamalar,  davetler  ve  günün anlam, önemini anlatan programlar   hazırlanıyor..  Tüm bunlar  kadının toplumda ki yerini sağlamlaştırmak ve saygınlığını kazandırmak için   yapılan eylemlerdir  kuşkusuz .   Ne kadar işe yarıyor  diye sorarsanız ?  Diger ülkeleri bilmiyorum ama  kendi ülkemizde  bu durum hiç iç açıcı değil.  Hala parti tüzüklerinde en az kadın sayısı bu kadar olmalı diye bir madde varsa. Yönetim kadrolarındaki  kadın sayısı  , erkek  sayısından   çok daha düşükse ,  sıkıntı var demektir. ,  Ülkemizdeki  kadının nüfüsü, toplumun % 50 si ,   ama yönetimlerde bu oran cok düşük.   Böylece kadınların daha cok fırın ekmek yemeleri gerektiğini görüyoruz     .Kadın gözüyle baktığımda  hayatın  akışını belirliyen   ,doğuran ,    hayata renk veren  ,kadınlar sa     hala neden  eşit olmadıklarını  görmek  cok acı.  Medeni kanunumuzda  kadına dair düzeltilmesi yereken yüzlerce  madde  varken,  , işlerine gelen konularla uğraşmakta, bizim erkek yöneticilerin  üstüne yok. Sadece seçim dönemlerinde   kadınlara bir parmak   bal çalmayı ihmal etmezle





r. İşte bu    yüzdendir ki biz kadınlar, daha    dik , daha kararlı ve daha güvenli  olmalıyız  Tüm    bunları kabullenen bir avuç kadın değil ,  toplumun her     kesimindeki     kadınların bu duruşu    kabullenmesi ile   başarabiliriz. Unutmıyalım  hak alınır   Hiç kimse  bu hak da senin olsun demez.
                             Her yerde bu böyledir. Şimdi ise kadın  haklarına sahip çıkma  adına düzenlen bu güne sahip çıkalım  . Sonrasında  da elimizden geldiği kadar   sivil toplum kuruluşlarına destek verelim  . İnanın  tüm bunlar bir gün geri döner   .Daima umutlu    daima  güvenli     daima mutlu kalmanız dileği ile  .KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

4 Mart 2016 Cuma

GÖMLEKLER TERS GİYİLİYOR

                          Modacıların sınır bilmeyen tasarımları her geçen gün  fazlalaşıyor. Absürd, sınırsız, aykırı çizgileri karşımıza getiriyorlar.Belkide modacı bu demek. Beğenilir mi? kaygısı olmadan üretmek .  İşte bunlarda biri de bugün dile getireceğim  trend  ..Duyduk duymadık demeyin  bu yıl  gömlekleri ters giyeceğiz .Arkayı öne düğmeler arkada. Gömleğin modeline göre düğmeler baştan sona iliklenebilir veya iliklenmeyebilir de. Baktığımda hiçte kötü olmamış. Ayrı bir tarz ve   trend yaratmış .Ben beğendim. Ama ne  kadar sokak modasına da kabul görür bilemem   Ve.herkesin uygulayacağı bir moda  olur mu bunu zaman gösterir. Ayrıca Türk insanı hiçbirşeyi ters giymek istemez. İşlerinin ters gideceği kanısı yaygındır .Ama bu moda olunca bu kanılar ne olur   oda muamma .Yani anlayacağınız şu ki bu yıl ters giyilecek  gömleklerle bizim inanışlarımız çakışıyor Biz  de hodri meydan diyoruz iyi olan kazansın.














2 Mart 2016 Çarşamba

MUTLU BEDENLER MODA BLOGLARI İLE BİRLEŞTİ




               İşini iyi yapmak,  emek ister, çaba ister, araştırma ister. Ben bu işi ilk yaptıgım yıllarda moda ile alakalı  bilgilere ulaşmak bu kadar kolay degildi . Her şeyi yerinde gidip incelemek , görmek lazımdı. Tüm bunlar için harcanan onca vakiti söylememe gerek yok. Şimdilerde öylemi?  her modacının tasarımlarına giriyor,  sevdigimiz çizgilerinden esinlenileniyoruz. . Hem küçük bedene, hemde buyuk bedene  bir tıkla ulaşmak mümkün .  Hazır giyim işine ilk  başladıgım  yıllarda   her şey küçük bedene göre düşülünür, tasarlanır  ve hayata geçerdi  . Buyuk beden  de çok az  ürün üretilir ve hepsi de cok yaşlılar içindi.  O dönem de buyuk beden  demek ,  yaşlı olmakla eş degerdi  . Tıpkı şimdiki  moda  blogerları  gibi  sadece ince hanımların  açtıgı siteler haline geldi     .Bende blog yazmaya başladıgımda 56 yaşlarında balık etli bir hanımdım.  E ticaret sitesini açtıgımız o dönem de  onlyn satış için     blog yazmamız   gerektigini söylediler .Birkaç bloggerları inceledim  sonra kendimce bir tarz yakaladım .Çünkü genel olarak moda blogerları . en moda giysileri   üstlerinde sergiliyerek tarzlarını   yansıtıyorlardı .Ben ne bu yaşımla ne bedenimle  bu profili kullanmadım .Çünkü 4 yıl evvel moda blogu demek genç ,ince, zarif  hanımlar  demekti .Ama  geçenlerde moda blogların göz attıgımda( Bal köpügü adlı bloger) kendi blogunda toplu bayanlarında blog açtıklarını , daha cok yurt dişinda oldugunu yazmış . Çok haşuma gitti o blogları inceledigimde  beden leri ile mutlu olup, kendileri ile barışık olduklarını  gördüm Tüm aldıkları yeni  kıyafetlerle poz poz resimler vermişler  Sevindim bence  bu tarz işler hiç bir bedenin ve yaşın tekelinde olmamalı.    şimdi altta bu moda bloglarını linklerini veriyorum http://aysumoda.com/   türk bloger  olarak ilk toplu bayan  blogu olarak biliniyor