Sıcak yaz modası havaların ısınmasıyla sokaklara taşındı. Uzun desenli elbiseler, plise uzun etekler, bol desenli pantalonlar göze çarpar oldu. Güneşten korunmak adına büyük şapkalar ve gözlükler de bu kıyafetleri tamamlayan aksesuarlar. Bu sıcaklarda pamuktan yapılan bol kıyafetler daha giyilesi. Şirketlerde bile "casual" tarzlar benimseniyor. Gerçi onların merkezi sistem soğutmaları çok açık saçık giyinmelerini engelliyor. Bazıları üşümemek için şirkette hırka bile giyiyorlar. Oysa dışarıda bu uzun etek ve pantalonların üzerine ince askılı penyeler, kolsuz gömlekler, tek omuzlu bluzlar revaçta. Bilindiği gibi moda değişken bir olgu. En çok da havanın ısısı belirleyici bir unsur. Bu indirimli günler trend kıyafetleri tamamlamak için bir fırsat. Her zaman modanın içinde kalmak dileği ile...
Translate
14 Haziran 2012 Perşembe
Sıcaklarla gelen
Sıcak yaz modası havaların ısınmasıyla sokaklara taşındı. Uzun desenli elbiseler, plise uzun etekler, bol desenli pantalonlar göze çarpar oldu. Güneşten korunmak adına büyük şapkalar ve gözlükler de bu kıyafetleri tamamlayan aksesuarlar. Bu sıcaklarda pamuktan yapılan bol kıyafetler daha giyilesi. Şirketlerde bile "casual" tarzlar benimseniyor. Gerçi onların merkezi sistem soğutmaları çok açık saçık giyinmelerini engelliyor. Bazıları üşümemek için şirkette hırka bile giyiyorlar. Oysa dışarıda bu uzun etek ve pantalonların üzerine ince askılı penyeler, kolsuz gömlekler, tek omuzlu bluzlar revaçta. Bilindiği gibi moda değişken bir olgu. En çok da havanın ısısı belirleyici bir unsur. Bu indirimli günler trend kıyafetleri tamamlamak için bir fırsat. Her zaman modanın içinde kalmak dileği ile...
12 Haziran 2012 Salı
Altın Kelebek
39. Altın Kelebek ödülleri dün akşam sahibini buldu. Programın sunuculuğunu Sarp Apak, Öner Erkan, İrem Sak yaptı. Çok eski bir yarışma olmasına rağmen güncelliğini koruyor. Bizim dönemin en popüler yarışmalarındandı. Sanatçıların şöhret kapıları Altın Kelebek ile açılırdı. Tabi o dönem biz bu tarz haberleri magazin mecbualrından veya gazetelerden öğrenirdik. Oysa şimdi evimizde rahat koltuğumuzda gecenin tüm detaylarını seyrediyoruz. Gecenin kusursuz görselliği göz kamaştırıyordu. Ayrıca sunucuların parodileri eğlenceliydi. Adeta ünlüler geçitiydi. Herkes geceye uygun gece kıyafetleri ve smokinlerle çok şıktı. Kısacası avrupai bir görüntü vardı. Ödül alanlardan biri de Ajda Pekkan'dı. Son derece şık ve alımlıydı. Klasikten uzak marjinal kıyafeti çok yakışmıştı. Bu yaşına rağmen hala çok şık ve zevkli. Desenli şifondan yapılmış çingene tarzı tuvaleti onu diğerlerinden ayrıştırıyordu. Bu yarışmada ödüller okuyucuların oylarıyla belirlendiği için halkın sevdikleri bu ödüllere layık görüldü. Tıpkı Yalan Dünya dizisinin bu ödüle layık görülmesi gibi. Tam olarak 26 ödül dağıtıldı. Böylece herşey çok güzeldi.
Altın Kelebekli nice uzun yıllar diliyoruz...
11 Haziran 2012 Pazartesi
Bebek Festivali
Dün, bu sene 8,9,10 Haziran'da yapılan Bebek Festival'ine katıldım. Çok yakın bir arkadaşım orada bir stand açmıştı. Onu ziyaret için gittiğim bu festivalin bu denli kalabalık olacağını tahmin etmedim. Tam bir karnaval havasındaydı. Bir sürü stand, tasarımcılar, aksesuarcılar, çocuk kıyafeti satanlar hepsi oradaydı. Ayrıca palyaçolarda, konserlerde oraya renk katıyordu. Beşiktaş Belediyesinin organize ettiği bu festivale katılım çoktu. Markalar bilinirliğini artırmak ve halkla buluşmak adına yapılan bu organizasyon bence amacına ulaşmıştı. Yalnız boğaz trafiği yine felç olmuştu. Oraya ulaşmamız ve eve dönmemiz baya zahmetliydi. Maalesef İstanbul gibi metropollerde bu tarz organizasyonların tek problemi park sorunu ve trafik keşmekeşi. Yine de çoluk çocuk herkes oradaydı. Biz İstanbul'lular bu yoğun trafikle yaşamayı öğrendik herhalde.
Bol festivalli günler...
8 Haziran 2012 Cuma
İstanbul Shopping Fest
İstanbul 9 Haziran 2012 Shopping Fest günlerine hazırlanıyor. Perakende sektörünü canlandırmak amacı ile yapılan bu faaliyete ilgi fazla. Biz de Yıldız Butik olarak bu faaliyetin içindeyiz. Cumartesi günü bu kampanyaya start vereceğiz. Sezon ürünleri ile yapılan bu kampanyalardan, stoklar elenmeden faydalanmak çok akılcı. Gidilecek tatilleri ve katılacağımız yaz partilerini düşünürsek bu günleri kaçırmamakta yarar olacağını düşünüyorum. Bilhassa kaliteli marka ürünlerinde, yani fiyatı yüksek olanlarda bu indirimler onları daha cazip kılıyor. Normal indirimden daha evvel başlayan bu kampanyalardan faydalanmaya bakalım. Ayrıca bu indirimli satışlara dış ülkelerden ve komşu şehirlerden çok rağbet var. Onlara özel turlar hazırlanıyor. İlk'i geçen sene yapılan Shopping Fest, bu ikincisinde de aynı katılımcıları bekliyor. Geçen sene ilk defa İstanbul'da yapılmıştı. Oysa bu sene Ankara, İzmir ve başka büyük şehirlerde de başlamış. Biz de bu kampanyanın içinde bulduk kendimizi. Haydi, karlı alışverişe bayanlar.
7 Haziran 2012 Perşembe
Dekoltelerimiz
Şu aralar mezuniyetlerin, düğünlerin, yaz partilerinin fazlaca olduğu günleri yaşıyoruz. Tabi bu tarz toplantılar için giyeceğimiz kıyafetleri düşünür olduk. Abiye kıyafet seçerken dikkat etmemiz gereken birçok konu vardır. Bunlardan bir tanesi de dekoltenin bize yakışacak derecede olmasıdır. Dekolteler genelde kadınların üstünde güzel bir tablo görünümünde olmalıdır. Asla seksi bir obje görünümünü vurgulamamalıdır. Boyunu, gerdanı güzel olan kadınlar göğüs dekoltesini iyi taşırlar. Görüntüde klaslığı simgeler. Ancak göğüsleri büyük olanlar veya aksine çok kemikli olanlar bu tarz dekolteleri seçmemelidirler. Kısaca güzel olan şeyi ortaya çıkarmak makbuldür. Çok kalın bacaklı birisinin aşırı mini giymesinin yakışmayacağı gibi... Açık giyinmek ilk önce cesaret işi kuşkusuz. Ancak sergilediğiniz görüntüyü de çok iyi ayarlamak lazım. En ufak bir hata sizi basitleştirebilir. Elbette klas görünmek de, basit görünmek de sizin elinizde. İyi seçimler...
6 Haziran 2012 Çarşamba
Madonna İstanbul'da
7 Haziran'da Türk Telekom Arena'da vereceği konser için dün akşam nihayet geldi. Tabi şürekasıyla beraber. 4 uçakla Atatürk Hava Limanı'na özel izinle indi. Evet 19 yıl aradan sonra Madonna Türkiye'de. Çıktığı bu dünya turunda ilk önce Telaviv sonra Abudai şimdide İstanbul'da. 3 çocuğu dadıları teknik ekip adeta bir ordu. Yaklaşık 60.000 kişiye vereceği konser için bütün güvenlik önlemleri alınmış. Yarın akşamki İstanbul trafiğini düşünmek bile istemiyorum. Yine de İstanbul'a kolay gelsin. 2000 senesinde başarısıyla Guinnes Rekorlarına adını yazdırmış. 300 albüm 150 single ile dünya starı olmuş. Bu kadar tantana bu denli bir organizasyonlarda bile, çocuklarından ayrı kalmayı göze almamış. Bu kadar uzun bir yolculuğu çocukları ile birlikte yapmış. Dünya starı olmak ayrı, anne olmak ayrı tabi. Bende bir anne olarak bu hareketi ile çok duygulandım.
Çocuklarım olmadan asla...
5 Haziran 2012 Salı
Bronzlaşma
Sıcaklar bastırdı. Herkes soyunup, açılıp saçılmaya başladı. Yalnız biz kadınlar için önemli problemlerden biri olan bronzlaşma derdi de başladı. Giyilen kıyafetlerin bronz bir tende daha güzel durduğu kesin. Bronzluk, çıplaklığı kapatan bir zırh gibi. Henüz tatile gitmeyenler istedikleri renge yeterince kavuşamadılar. Esmerlerin işi beyaz tenlilere göre daha kolay. Onların, çikolata rengi olmaları için iki kere güneş görmeleri yeterli iken, beyaz tenlilerin bu renge ulaşmaları çok zor. Eski dönemde beyaz akça pakça kadınlar çok daha fazla makbulken, şimdilerde bronzluk revaçta. Oysa, günümüzde güneş ışınlarının bu kadar zararlı olduğunu düşünürsek, bronzlaşalım derken sağlığımızı risk'e atmamalıyız. Tüm uzmanlar 50+ faktör korumalarla güneşlenmemiz gerektiğini söylüyorlar. Güneş ışınlarının kemiklerimize faydalı olduğunu da biliyoruz. Ancak cildimize verdiği hasarı önlemek için bazı tedbirler almamız şart. Solarium için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Fransa'da, bilhassa menapoza giren kadınların, kemik erimesini önlemek için haftada bir kere solarium'a girmeleri öneriliyormuş. Anlaşılan şu ki, herşeyin faydası olduğu kadar zararı da mevcut. Önemli olan zarar görmemek adına kararında güneşe çıkmak.
Sağlıklı bronzlaşmalar.
4 Haziran 2012 Pazartesi
Bir Çınar Devrildi
Geçen gece Beyazıt Öztürk'ün programında Orhan Boran'la ilgili geçen pasaj beni çok duygulandırdı. Geçen hafta kaybettiğimiz stand-upçı bizim zamanımızın fenomeniydi. Onun canlandırdığı Yuki'nin sesi hala kulaklarımda. Bana göre bir çınar devrildi. Programda babasının bir mektubuyla Orhan Boran'nı anlatmıştı. Cumhuriyetçi bir Doktor çocuğuydu. Aileden gelen donanım ve kendi birikimiyle Orhan Boran olmuştu. Radyo'daki paradileri ozamanın ilkleriydi. Benim yaşımdakiler iyi bilir. Çocukluğumuzda televizyon yoktu, radyo başında Orhan abimizin yaptığı programları dinlemek bizim için büyük keyifti. Hem eğlendiren, hem öğreten bu programları dört gözle beklerdik. Düzgün Türkçesi, doğru diksiyonuyla kulaklarımızın pasını silerdi. En iyi programların sunuculuğunu yapardı. O dönemde bugünkü kadar stand-upçı ve sunucu patlaması yoktu. Sadece Radyo'daki sesiyle karşısındakini etkilemek kolay bir iş değil. Şimdiki stand-upçıların babası sayılır. Gerçi şimdiki stand-upçıların işi daha kolay, seslerinin yanında vücut dillerini de kullanıyorlar. Tabi ki her işte olduğu gibi bu konudaki gelişmelere açığız.
1 Haziran 2012 Cuma
Miss Turkey Güzellik Yarışması
Şimdi bütün güzellere hayatlarında başarılar dileriz. Hayatlarında bu tarz hatalar yapmamaları dileğiyle ...
31 Mayıs 2012 Perşembe
İstanbul
Günlerden Pazar nihayet İstanbul'da yağmursuz birgün. Arkadaşlarla Burgaz Ada'sına gitmeye karar verdik. Öğlen 12:00 vapuruna kıl payı yetişebilmiştik. Kan ter içinde deniz havasının iyodunu ciğerlerimize çekmek için vapurun arka kısmındaki güverteye yöneldik. Çocukluğumun dilenci vapuruydu. Kabataş, Kadıköy ve tüm Adalar. Güverte bayağı kalabalıktı. Merdivenin küçük bir kenarına kıvrıldım. Böylesi dilenci vapuruna binmeyeli çok uzun yıllar olmuştu. İstanbul'a denizden bakmak çok keyifli. Ancak çocukluğumdaki İstanbul'la kıyasladığımda hüzünlendim. Çok şey değişmiş dağ, tepe bina, gökdelen olmuştu. Hele Kadıköy'ü geçtikten sonra manzara daha vahimdi. Eskiden Bostancı'dan sonra yok denecek kadar az bina vardı. Yeşillikler ve ağaçlardan geçilmezdi. Geceleri Büyük Ada'nın karşısında Dragos'a baktığımızda tek tük ışıklar yanardı. Oysa şimdi heryer beton yığını. Bugünlerde kentsel dönüşüm projesinden bahsediliyor. Ama bence çok geç... Atı alan çoktan İstanbul'u bitirmiş. Dokusuyla uyuşmayan, dağın tepesinde yapılan siteler çok çirkin. Hiç mi denizden bakılmaz bu şehire ?. Ben çocukluğumdaki İstanbul'u özlüyorum. Herşeyi bozmalarına göz yumacaklar, sonra da düzeltmek için yasa tasarısı çıkaracaklar. Bu nasıl düzen anlamış değilim. Her gelen İstanbul'u bozmak için elinden geleni yapmış ama, yine de İstanbul'un mağrur ve güzel yüzü kendisine aşık etmeye yetiyor.
30 Mayıs 2012 Çarşamba
MS
Bugünün Dünya MS Günü olduğunu, katılacağı bu toplantı için kıyafet almaya gelen, bir dostumuzdan öğrendik. Yaklaşık 15 sene evvel arkadaşım Hülya da bu hastalığa yakalandığında dünyamız kararmıştı sanki. Çünkü ne hastalığı tanıyorduk, ne de semtomlarını. Değişik ataklarla kendini gösteren bu hastalığın henüz çaresi bulunmamış. Ataklar genelde gözlerin çift ve bulanık görmesi ile bazen de kol ve bacakların tutmaması ile kendini gösterir. Butiğimize gelen dostumuz Cerrahpaşa Tıp Fakültesi MS Derneği Başkan Yardımcısı olması sıfatı ile, bu konuda bizi fazlasıyla aydınlattı. Türkiye'de 40.000 kişinin MS hastası olduğunu, genelde 25-35 yaş aralığında ortaya çıktığını ve bunun gibi bir çok şeyin bilgisini verdi. Ancak can dostum Hülya'da 40'lı yaşlarda çıkmıştı ve çok şükür ki bir atakla yaklaşık 15 yılını devirdi. Tabi ki herkesin ki değişik oluyor kuşkusuz. Başka bir arkadaşımın kızı da 15 yaşında yakalanmıştı. Anlayacağınız her ne kadar belli bir yaş aralığından bahsediyorlarsa da yine de diğer yaşlarda hastalığa yakalanma riski var. Anlattığı en önemli konu ise, insanların kulaktan dolma söylemlerle bitkisel ilaçlara rağbet etmesi idi. Bu dernekle iş birliği yapsalar veya derneğin web sitesinden yararlanırlarsa daha iyi yol kat edeceklerini söylüyor. Ayrıca bu sitede Dünya Literatüründen örneklerinin linkini vermişler. Fazla sıcağı sevmeyen bu hastalıkta hastanın biyolojik dengesinin bozulmaması çok önemliymiş. Başkanımız giyinip, süslenirken bu bilgileri bizimle paylaştı. O apar topar toplantısına biz de işimize döndük. Allah kimseye çaresiz hastalık vermesin.
Her daim moralimiz yüksek olsun.
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Bu Kadarı Da Başarı
Geçen gece Eurovision yarışmasında heyecanımız kısa sürdü. Açık ara farkla kazanan İsveç'e yağan puanlar onun birinciliğini belli etmişti. Dostlarımızla beraber seyrettiğimiz Eurovision yarışmasında Bonomo'ya totemler ve enerjiler yolladık ama ancak yedinci oldu. Bence üç yıllık müzik kariyerinde, bu göreve her ne sebeple seçilmiş olursa olsun, ülkesini tanıtması ve yedinci olması bir başarı. Heyecanına rağmen elinden gelen herşeyi sonuna kadar ortaya koyması takdire şayandı. Yalnız yarışmada dikkatimi çeken koreografilerin, dekorların ve ışık oyunlarının çok görkemli olmasıydı. Bana göre de bazen şarkıların önüne geçiyordu. Hele bazı şarkılar aşırı slow iken arkadan gelen ışık oyunları çok hareketliydi. Bağdaşmıyor gibiydi. Yalnız bizim şarkımız kırmızı ışık oyunları ile bayrağımızı simgeler gibiydi. Bir Eurovision'u daha geride bıraktık.
Teşekkürler Bonomo,kısmet bu kadarmış.
25 Mayıs 2012 Cuma
Ne Yıldız Butikmiş Yahu!
1- Ihlamur yolu ile Gayrettepe arası bir durak. Orada gezinenler, Gayrettepede de gezinirler. Butiğin kapanmadığını gördüklerinde onların yalanları ortaya çıkmıyor mu?
2- Allah herkesin yolunu açık etsin, ancak başkalarının yoluna taş koyarak bir yere gelinmediğini bilmiyorlar mı?
3- 31 sene bu işe gönül vermiş, kalitesinden asla ödün vermeyen, çizgisinden şaşmayan ve istikrarla yoluna devam etmiş olan Yıldız Butik'ten öğrenecekleri çok şey olabilir. Ama bu kopyacılıkla hazıra konmakla değil.
4- "Yalancının mumu yatsıya kadardır" deyimini hiç duymadılar mı?
5- Şimdi biz hala dimdik ayaktayız. Sen de işini çok sev, yolunda istikrarla git, insanı sev ki müşterilerin dostların olsun. Bütün bunlara sebat edersen sen de ayakta olursun, inan.
Çalış, senin de olsun....
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Şifremizi Kırdılar
Yaklaşık 3 aydır uğraştığımız yeni e-ticaret sitemiz. Yeni sezon ürünleri, indirimli ürünler, büyük, küçük beden giysiler,ayakkabılar, çantalar, özel tasarım aksesuarlarımızı koyduk. Herşey planlandığı gibi etap etap ilerliyordu. Gelen tepkiler güzel, kampanyalar başarılı gidiyordu ki , geçtiğimiz pazar günü şifremizi kırdılar. Koyduğumuz bir çok ürünleri, bannerları ve adresimizi silmişler. Herşeyi allak bullak ettiler. Bunu kimin, niçin yaptığını anlamak çok zor. Verdiği bu zararın kendine ne fayda sağladığını bilemiyoruz, ancak sadece karşındakine verdiği zararla ulaştığı tatmin duygusunu bizim gibi insanların anlaması zor. Geçtğimiz 3 gün bu işle uğraştık. İki siparişimiz iptal oldu ama yılmadık, düzelttik yola devam dedik. Bu tarz zararlar bizi yolumuzdan alı koyamaz kuşkusuz. Ama böylesi kötü zihniyetlerle baş etmemiz zaman alıyor. Şuan da sitemiz tüm çeşitleriyle hizmetinizde. Siz siz olun internette kullanacağınız şifreler ulaşılmaz olsun.
22 Mayıs 2012 Salı
Güzellik Yarışması
Atatürk'ün teşviki ile ilk Türkiye Güzelllik Yarışmasının 1929 yılında yapıldığını biliyormuydunuz ?
Yeni Cumhuriyeti tanıtmak amacıyla yapılmış olan bu yarışma, masrafsız bir propoganda olarak düşünülmüş. İlk güzelimiz ise Feriha Tevfik. Bu yarışma milli vazife olarak kabul görmüştü. 1932 yılında Keriman Halis dünya güzeli olduğunda Türk lokumu ile eşlendirilmişti. Evet 70 yıl sonra Azra Akın'ınında aynı başarıya imza atması bizi fazlasıyla onurlandırmıştır. 1933 'ten sonra toplum örf ve ahlakına uymayan mayo ile resim çekimleri ters düştüğü için 1950 yılına kadar bu yarışmalar yasaklanmış. Şimdiki yönetimle benzerlikleri tesadüfmüdür? Herşeyin güzeli ilgi çeker, kadının da erkeğin de, bir resimin de, manzaranın da, kıyafetin de. Bu tarz yarışmalar en güzelini seçmek için yapılır. Kötülük neresindedir bilinmez.
Perşembe günü Star Tv'de yapılacak Miss Turkey Güzellik Yarışması için geri sayım başladı. İnşallah bu tarışmadan da bir dünya güzeli çıkartırız. Ülkemizi tanıtmak için en etkin yollardan bir tanesi olan bu yarışamaya katılacak güzellerimize bol şanslar dileriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





































