Translate

12 Temmuz 2013 Cuma

Vazgeçemediğimiz Beyazlar

 Yaz günlerinde akıla gelen ilk renk beyazdır, veya bana öyle gelir. Deniz, güneşle gelen bronz tene bence en çok yakışan renktir. İnsanların bu denli sağlıklı görüntüsünü ortaya çıkarır. Tüm renklerle kombinlenmesi kullanımını kolaylaştırır. Katalizör olarak kullanılan bu rengin giyilmesi de kültür işidir. Beyaz bir elbise veya pantolona kullanacağınız iç çamaşır ve içlikleri çok dikkatli seçilmelidir. Dikkatli seçilmediğinde görüntü bozulur. Bazı toplu hanımlar beyazdan kaçarlar. Oysa beyaz renk en az siyah kadar zayıf gösterir. Yeter ki üstlerine oturup hat göstermesin. Kısacası beyaz zayıfta da, toplu da da iyi durur. İster bluzunu, ister pantolonunu yaz döneminde en çok ihtiyaç duyduğumuz parçalardır. Hele ayakkabı ve çantaları da tüm kıyafetlerle kombinlememiz mümkündür. Ayrıca yaz döneminde de güneşi yansıttığı  için içinde en serin hissettiğimiz giysilerdir.  Bol beyazlı günler.







11 Temmuz 2013 Perşembe

Parmak Araları

 Havalar ısındı, herkes açık ayakkabıları tercih eder oldu. Bunlardan parmak arası sandalet ve terlikler açık ara farkla önde gidiyor. Daha evvel alışkın olanlar ve yeni yeni alışmaya başlayanlar. İkiye ayrılan bu grubun ortak görüşü rahatlığı ve aynı zamanda ayakların çıplak olması. Birçok markanın kreasyonlarında bulundurduğu bu modellerin ayrıca ortopedik olanları da var. Spordan, abiyeye yaşamın her döneminde bu modellere rastlıyoruz. Yazlıklar da,plajlar da terlik tarzları, ofiste şehir yaşamında da sandalet tarzları sıkça göze çarpanlar arasında. Bilindiği gibi bir ürünün çok tutulması rahatlığıyla doğru orantılıdır. İşte yıllarca modası geçmeyen aksine her geçen gün beğeni ivmesi yukarı çıkan parmak arası sandalet ve terlikler yine bu yılın en gözdeleri arasında. İster markasını, ister tokyosunu, ister hakiki derisini bugüne denk denemediyseniz çok şey kaybettiniz.














10 Temmuz 2013 Çarşamba

11 Ayın Sultanı


Çocukluğumun, gençliğimin ve bu olgun yaşımdaki Ramazan'ları hepsi ayrı ayrı anlamlı. Ama tüm zamanlarda yolunu beklediğim Ramazan pideleri bir başka. İşte dün ilk iftar gününde arkadaşımın butiğe getirdiği pidelerle dünyayı bağışlamış misali heyecanlandım. Mutlu olmak böyle birşey dedim. Hemen birşeyler aldık küçük soframızı Halil İbrahim bereketi ile donattık. Oruç tutan tutmayan hepimiz iftar sofrasındaydık. Paylaşmanın herkesi nedenli mutlu ettiğini gördük. O anda ne para, ne mal, ne pul, ne elbiseler aklımıza gelmiyor. Sadece o sıcak pide ile arkadaşlarımızla paylaştıklarımız vardı aklımızda.İşte bu tür geleneklerin insan hayatındaki önemini fark ettiğimiz anda herşey bir başka oluyor. Çok şükür gaz, plastik, mermiler de yoktu. Tüm ülkede ilk iftarın huzur içinde  geçmesi ayrıca bir mutluluktu. Tüm Müslüman aleminin Ramazan ayını kutlar bu ayın huzur ve bereket içinde geçmesini diler, hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.



8 Temmuz 2013 Pazartesi

Açık Ara Farkla Elbiseler Önde



Her firma ve kuruluş kendi işletme yönlerini belirlemek ve müşteri memnuniyetini artırmak için zaman zaman anket işine başvururlar. Anket formundaki sorularla istatistiksel  verilerini toplarlar, arz ve talebi belirlerler. Bu uygulamalara bazen belediyeler ve partilerde başvurur. Bizim gibi firmalar da halkın talebini anlamak için eş, dost, tanıdık butiğe gelen müşterilerle şimdilerde de sosyal medyayla yapılır. Bilindiği gibi sosyal medyada daha fazla insana ulaşmak mümkün. Biz de bu tarz araştırmalarımızı o yönde yapıyoruz. İşte geçen gün yaptığımız anketin konusu'' Bu yaz tercihiniz hangisidir ?''
1.Uzun Elbise
2.Kısa Elbise
3.Tulum
4.Pantalon
5.Capri
6.Şort
5000 kişi ile bu ankette çıkan sonuç % 40 elbise,% 20 pantalon, % 15 capri, % 15 tulum, % 10 şort.
Yine bu sene elbise açık ara farkla önde. Aslında haksız da değiller. Tek parça olarak giyim kolaylığı, daha ekonomik olması, doğru seçildiğinde de şık görünmenin mutluluğu. Tüm bunlar elbise kullanımını artırdığı gibi elbiseleri üstün kılıyor. Siz hangisini seçerdiniz ?.






5 Temmuz 2013 Cuma

Şekilden Şekle Girmemek İçin



Yazın arkadaş davetleri açık havada yapıldığında keyfi bir başka. Geçen gün katıldığım böylesi bir davette gözlemlediğim kadarıyla bu tarz davetlerde kıyafet seçimimize dikkat etmemiz lazım. İçlerinde bir bayanın giydiği uçuş kloş eteğin sürekli uçması giydiği iç çamaşırının tüm detaylarını görmemiz çok eğlenceliydi. Onun yerine kısa bir şort giyseydi tüm bunlar başına gelmez ve frikik vermezdi. Bir başka gözlemim ise, açık havada ki böyle bir davete genelde bazılarının üstlerine birşey almamalarıydı. Gerçi şimdilerde tüm mekanlar müşterilerine üşüdüğünde şal dağıtıyorlar. Ancak özenle giyilmiş şık bir elbisenin üzerine kızılay dağıtmış misali o şallar iyi durmuyor. Tabi ki tüm kıyafeti bozuyor. Oysa kıyafete göre alacağınız şal ve kap gibi aksesuarların giysinizi daha çekici kılacağı kesin. Gözlemlerimin en çarpıcısı ise böylesi bir parti için seçilen ayakkabılar. Bazılarının ayağında incecik topuklu stilettolar vardı ki sürekli taşların arasındaki toprakla ayaklarının mücadelesi en çarpıcısıydı. Topuklarını kurtarmak için şekilden şekile girmeleri ilginçti. Oysa dolgu topuk ve düz ayakkabı giyselerdi tüm bunları yaşamayacaklardı. Bütün bunlardan çıkaracağımız sonuç şekilden şekile girmek, frikik vermek istemiyorsak kıyafeti yerine göre seçmeliyiz.






4 Temmuz 2013 Perşembe

Havai Esintileri Gelmişken


 Her sezon kendi içinde ayrı ayrı dönemleri barındırır. Şimdilerde de yaz sezonunu sıcak yaz dönemini yaşarken tropikal esintiye bürünmüş kıyafetler gardıroplarda yerini aldı. Senenin çiçek desenli elbiseleri, tulumları ve daha ziyade pamuk ve vual kumaştan yapılanları tercih konusu. Bu yılın desenleri Havai'yi hatırlatır gibi. Yaz aylarının insana verdiği enerji bu desenlerle birleşince ruhumuzda ki özgürlük hissi ön plana çıkıyor. Herkes dışarda, herkes sokaklarda. Hiçbirimizin içeri giresi yok. Yaz modasının fresh bir akım içermesi motivasyonumuzu fazlalaştırıyor. Güneş,kum, açık hava, renk renk kıyafetler mutluluk hormonunu yükseltir. Mutlu olanların da  dışarıya aktaracağı enerji pozitiftir. Etrafınızdakilerin böylesi olması dileğiyle.






3 Temmuz 2013 Çarşamba

Türk Modacımız Atıl Kutoğlu

 Atıl Kutoğlu'nun hazırladığı 2013-2014 kış defilesi çok ilgi gördü. Başta Avusturya Cumhurbaşkanı  Heinz Fischer olmak üzere bir çok devlet adamlarının katılımıyla gerçekleşen koleksiyon tanıtımı Cumhurbaşkanı köşkü olan Hofburg sarayında yapıldı. AIDS vakfı yararına yapılan defilenin geliri vakıfa gitti. 300 vip davetliye 20 manken 35 kreasyonu sundu. Atıl Kutoğlu'nun tüm davetlilere karşı samimi duruşu takdire şayandı. Avrupa'da ve bilhassa Avusturya'da bu denli başarılı bir Türk modacımızın olması bizi gururlandırıyor. Ancak ne Türk basınının, ne Türk hükumetinin yeterince ilgilendiklerini göremiyorum. Eski America Başkanı Bill Clinton'unun dahi katıldığı bu defile de bizim Kültür Bakanlığı'nıda orada görmek isterdik. Kendini böylesi ispat etmiş bir modacıya, bu denli az değer verilmesine anlamakta güçlük çekiyorum. Milletler değerlerine sahip çıktıklarında zengin olurlar. Münhasır medeniyetlere ulaşmak böyle birşey olsa gerek.










2 Temmuz 2013 Salı

Fiyaskoyla Biten İstanbul ShoppingFest


 İstanbul ShoppingFest günleri sona erdi. Ancak indirimler son hız devam ediyor. Tatile gidecekler veya gardıroplarını tamamlamak isteyenler için fırsatlar gündemde. Bu yıl İstanbul ShoppingFest günleri beklenen ciroyu yakalayamamış. Gezi parkı olaylarından etkilenen piyasalar bu işe de sekte vurmuş. ShoppingFest adı altında yapılan bu büyük organizasyon geçen yıllar da çok ses getirmişken bu yıl aynı talebi görmedi. Belki de başka tür organizasyonla tüketicilerin karşısına çıkmak lazım. Her yıl aynı şeyler temcit pilavı gibi önünüze konduğunda eski cazibezisini bulmuyor. Bu organizasyon zaten indirimin başlayacağı bir dönemde planlanması işin önemini yitirdi gibi gözüküyor. Bir de işin içine gezi olayları girince fiyaskoyla sonuçlanması kaçınılmazdı. Şimdilerde olan indirimler daha gerçek bir zemine oturacak. Hele de dolar bu seviyelerde seyrederse seneye aynı şeyler çok daha pahalı olarak karşımıza çıkar. Onun için siz siz olun temel parçaları tükenmeden indirimden alma fırsatını yakalayın.