Translate

19 Mart 2013 Salı

Kıyafetlerdeki Askılar


İstanbul moda haftasının en ses getiren tasarımcılarından biri olan Tuvana Büyükçınar Demir'in defilesi görülmeye değerdi. Trend çizgilerle tasarladığı kıyafetler göz alıyordu. Kullandığı mankenlerin her biri kıyafetleri çok iyi taşıyordu. Mankenlerden biri de Çağla Şikel'di. Baktım da Çağla hanım kıyafetin askı görevini hala çok iyi yapıyor. İki çocuk annesi olmasına rağmen hala çok fit ve çok ince. Giysileri inanılmaz iyi taşıyor. Bence Tuvana Çağla gibi bir mankene yer verdiği için çok doğru bir karar almış. İstanbul Fashion Week Moda Haftasında çokça yabancı manken kullanılmış. Ancak Çağla yabancılara taş çıkartırcasına podyumdaki tavrı, duruşu ile son derece başarılıydı. Dolayısıyla sergilenen kıyafetler de çok güzel görünüyordu. Dekolteler, tüller, delikli kıyafetler Çağla'nın üstünde çok dikkat çekiciydi. Çağla'ya da Tuvana gibi iyi tasarımcılar lazım elbette. Doğru kıyafet,  doğru vücutla kendini gösterir.








18 Mart 2013 Pazartesi

Fashion Week


 Bu yıl Mercedes firmasının sponsorluğunda yapılan Fashion Week moda haftası son buldu. Ve beraberinde bir çok spelükasyonları geride bıraktı. Dünyadaki dört büyük fashion week moda haftalarından sonra Türk versiyonuda 8. yılını tamamladı. İlk önce tüm tasarımcıların ve emek veren herkesin eline, yüreğine sağlık diyoruz. Elbette yapılan bu organizasyonlar tüm dünyada Türkiye'nin ses getirmesi adına çok önemli. Bence henüz bu kıvama gelmedi. Verilen çabaların, harcanan paraların yerini bulması için daha çok yol kat etmemiz gerektiğini  düşünüyorum. Bu tarz organizasyonların basın tanıtımı olmazsa olmazlarındandır. Dolayısıyla tüm basın kuruluşlarına aynı uzaklıkta olması gerekirken 8. Fashion Week moda haftası sadece Wouge dergisine verilmiş.  Bu tarz tanıtımların bir basın kolunun tekelinde olması bence büyük bir şanszlık ve organizasyon adına bir eksikliktir. Dünyada yapılan moda haftaları seviyesine gelmek için tanıtım ve basın kısmını çok iyi organize etmek lazım. Yoksa dar bir çerçevede tıkanıp dururuz. Amaç moda alanında  Türkiye'de var demek ise, tüm doğruları hayata geçirmemiz lazım. Temennimiz dünyada 5. moda haftası olarak tanınmamız.




15 Mart 2013 Cuma

Jeanlar Renklendi





Yine bu yazın gözde trendlerinden jean pantalonlar. Ortamına göre ister şık bir bluzla, ister spor bir ceket, ister penyelerle kombinleyebiliriz. Bu pantalonlar gardropların vazgeçilmezleridir. Ayrıca bu yılda bir sürü renk alternatifleriyle önümüze çıkıyor. Klasik renklerin yanı sıra kırmızı, saks, sarı, pembe, bej renkleri çok seviliyor. Skin modeller başı çekiyor. Bahar dendiğinde sokak trendinin en çok kullanılan ürünleridir. Ayrıca bu sezon gömlekleri de çok revaçta. Ve 2013 ilkbahar- yaz modasına damgasını vurdu. Böylece sezonun alışveriş listesinin ilk sırasında olması gerekenlerden. Asla modası geçmeyen jean pantalonlar bu sezon mutasyona uğramışcasına renkleri üstümüze üstümüze geliyor. Gelde alma. Haydi herkes renklensin :)






12 Mart 2013 Salı

Poşetlerde Renk





Bizim gibi butiklerde dışarıdan bakıldığında, bir sezon biter diğeri açılır gibi  görülürse de arkadaki mutfakta çok şey pişer. Sezon açmak sadece yeni ürünlerin gelmesiyle olmaz. Butiğin içinde yapılacak küçük değişiklikleri ve o sezonu hatırlatan renkleri içeren vitrin tasarımı, poşetlerin konseptlerinin değişimi. Tüm bunlar her sezonda kafa yorduğumuz konulardır. İşte bu konulardan birtanesi olan poşetlerin renklerinde tıkanıp kaldık. Bir türlü ne renk yapacağımıza karar veremiyoruz. Her kafadan bir renk tercihi olunca büsbütün kafalar karıştı. Butiğimizden veya online alışveriş yapanlar bilir. Poşetlerimiz çevreci davranışımızdan dolayı kumaştan yapılmıştır. Çoğu bunları plaj çantası, alışveriş torbası, bayanların el işi torbaları haline gelmiştir. Birde evden yemek götüren erkeklerin beslenme çantası olarak kullanılıyormuş. İşte bu noktada kocalarına yemek veren bayanların tercihi koyu renk. Çünkü kocaları çok renkli çantayla işe gitmek istemezmiş. Başkalarının tercihi ise canlı ayrı ayrı renklerden yana. Fakat hiçbirinin tercihi diğeriyle örtüşmüyor. Böylece bizde ne yapacağımızı kestiremedik. Kararımız facebookta bir anket yapıp sonuca bakmak olucak.


11 Mart 2013 Pazartesi

Erkek Kadın Olunca

Geçtiğimiz günlerde kutladığımız kadınlar günü bayağı hareketli geçti. Kadınların sabahtan başlayan telaşları çok eğlenceliydi. Ev kadınlarının sabah sabah kuaförde soluk almaları,süslenmeleri sonrada kadın kadına bir öğlen yemeğini kendilerine hak görmeleri çok hoştu. Çalışan kadınlar  programlarını akşama bırakmışlardı. Bende geri kalırmıyım ? kızımla akşam yemeği programı yaptık. Herkes sokaklardaydı. Kadınlı erkekli herkes kadınlar gününü kutluyordu. Masadaki çiçeklerde kadınlar içindi. Birden medyada gördüğüm kadın kılığına girmiş erkek sanatçılar geldi. Alican Yücesoy, Murat Başoğlu, Enis Arıkan,Sümer Tilmaç.Eylemlerinin amacı kadın şiddetine karşı çıkmak, ve kadın haklarını korumaktı.  Bu düşündürücü eyleme katıldıkları için onları yürekten kutluyoruz. Diğer taraftanda yaşadıkları zorlukları dile getirmeleri çok eğlenceliydi.


                                                                        Sümer Tilmaç

                                                                             Enis Arıkan




7 Mart 2013 Perşembe

Sevince


Butikte son indirim devam ederken perde arkası süren yeni sezon çalışmaları son hız devam ediyor. Tasarlanan modeller, kombinlenen ayakkabıların tarzları ve renkleri,çanta ve aksesuarların teminleri süre gelen çalışmalar. Tabi her biri ayrı ayrı semtlerde olduğu için tüm bu hazırlıklar yaklaşık bir ayı buluyor. Ve sonunda yeni vitrin tasarımı ile başlayan yeni sezon. Butiğimiz her altı ayda bir yenilenir. Yapılan işin sorumluluğunu taşıyabiliyorsak ve işimizi seviyorsak verdiğimiz mücadele ve yaşanan yorgunlukları göz ardı edebiliriz. Benim bu işte ki 33 yılım. Yani 66 sezonun hazırlanması. Yine de her sezonda ayrı bir heyecan.  Hayatınızdaki görsellik ön sıralardaysa bu işi seçebilirsiniz. Tıpkı bir yemeğin tadı kadar sunumu, bir evin konumu kadar dekore etme şekli, bir insanın eğitimi kadar dış görünüşü tüm bunlar bir bütünü ifade eder. Ve kusursuzluk bütünde saklıdır. Severek ve isteyerek yaptığınız her iş uzun ömürlü olur. Yılmadan, yorulmadan yapılan çalışmaların meyvaları bol olur.

6 Mart 2013 Çarşamba

Bizim Fularlar


Eskiler Mart ayı için '' Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır '' derlerdi. Doğru mevsimsel olarak ilkbaharı müjdelerse de bu herzaman böyle olmaz. İçinde kış kadar soğuk günleride barındırır. Bir de bu ayın özel cemreleri  vardır ki havaya,suya,toprağa düşer. Şu cemre işini oldum olası anlayamamışımdır. Bu cemreler ekvatora veya kutuplara düşmez mi ki ? Sadece Türkiye'ye mahsus birşey midir bilinmez ? İşte onun için bazıları kaypak Mart der. Diğerlerine göre Mart ayı dert ayıdır. Çünkü esnafların,işletmelerin vergi ödeme ayıdır. Bütçelerine ek harcama getirdiği için sevilmez. He birde kedilerin üreme ayıdır. Devamlı miyavlamaya başlarlar. Eleştirmekle bitirilemeyen bu ayın en büyük özelliği Dünya Kadınlar Gününü barındırmasıdır. Mart dendiğinde kadınların daha fazla özgürleşmesi adına verilen mücadele de akla geliyor. İşte bu nokta da bir çok siyasi partiler ve yerel yönetimler kolları sıvar. Bugüne özel hazırlık yapmaya başlarlar. Eh halkın yarısı kadın ise oyların yarısını garantilemek adına verdikleri mücadele yerindedir. Kadın dendiğinde kendisinden başka yetiştireceği çocuklarında oyların toplamıdır. Geçen gün butikte fularlar azalınca tedarik etmek için ithalatçı firmaya gittiğimde tüm fularların Ümraniye Belediyesine satıldığını öğrendim. Anlayacağınız bu sene Ümraniye kadınları ithal fulara donanacak. Kadın üstünden siyaset bu olsa gerek. Eh oy uğruna değmez mi ? Ama yine de biz günümüze sahip çıkalım. Bu oyunlara gelmeden özgürleşmek adına mücadelemizi verelim.
Günümüz kutlu olsun.






5 Mart 2013 Salı

Abiyenin Seçimi




Yaz deyince akla düğünler,nişanlar mezuniyetler,sünnetler  geliyor. Birçokları yaza denk geldiği için, bazıları da yazı tercih ettiği için bu dönemlerde yapılıyor. İşte bu noktada abiye kıyafetler daha fazla tercih ediliyor. Çünkü bu tarz parti ve toplantılara giyilecek kıyafetler günlük ve sokak modasının dışında özel hazırlanmış olanlardır. Genelde taş,pul, payetlerle değişik değişik tasarlanır. Bu kıyafetleri hazırlayanlar genelde oscarda olduğu gibi ünlü oyuncuları giyindiren tasarımcılardan esinlenirler. Detaylı bir iştir ve uzun çalışma gerektirir. Çünkü abiyeyi konfeksiyona dökmek zordur. Ama yine de çok güzel ve iyi tasarlanmış kıyafetleri hazır bulmak mümkün. Hemde her keseye göre var. Buda bir çok insanın işini kolaylaştırıyor. Kişiye özel hazırlanmak daha pahalı ve daha yorucu olur. Kumaşı seç, provalara git bir de güzel olmazsa vay haline. Oysa hazır olanlar istediğin gibiyse dene, iyi durduysa, bütçene uyuyorsa da değme keyfine al gitsin. Oscar da bile bazı sanatçılar hazır giyimi tercih ettiler. Onlar bile böylesini tercih ediyorsa bizimde bunlardan seçmemiz çok normal. Şıklık herzaman çok parayla olmaz, doğru seçimlerle olur.




4 Mart 2013 Pazartesi

Baba Kolay Olunmaz



Bu pazar sabahı televizyonu açtığımda alt yazı Müslüm Gürses'in ölüm haberi geçiyordu. İlk tepkim yine yalan haberdir dedim. Daha öncede defalarca bu haberle karşılaşmıştım. Sonrada yalanlamışlardı. Şimdi de yalanlamalarını bekliyordum. Yoğun bakımdaki kritik günlerini atlatacak ve yine aramıza katılacağı umudunu hiç yitirmemiştim, ama olmadı. Yine bir fenomen kaydı. O her ne kadar varoş müziği yaptığı yönde eleştirilere maruz kalmışsa da, bence herkesimin  sevgisini kazanmış güçlü bir ses, kendine has boğuk yorumu ile herkesin gönlünde taht kurmuştu. 1978 yılında  geçirdiği feci trafik kazasından güçlükle kurtulmuştu ancak şimdi yenik düştü. Biraz ağır duymasıda o kazanın mirasıydı. Sevgi dolu hali, kalender tavrı,mütevaziliği ona çok genç yaşta baba ünvanını kazandırdı. Akademisyenlere test çalışmalarına konu oldu. Yanık, hüzünlü türkülerinden sonra bir çok pop şarkılarını kendi yorumuyla söylediğinde sınıf atladı eleştirilerine mütevazi yaklaşımla değişmediğini ifade etmeye çalıştı. Rock İstanbul 2004 açık hava konseri ile yeni dinleyici kitlesi ile buluştu. Onlarda onu çok sevdi. Arabeski eleştirildiğinde halkın sesi, halkın isyanı,halkın duyguları olduğunu savundu. Konserlerinde kendilerini jiletleyenler, ağlayanlar hepsi vardı. Ve her bir konseri olaydı. Hatta bir konserinde onu bıçaklayan bir hayranından şikayetçi olmayışı kendi hayran kitlesinde daha ölümsüz yaptı. Şanı Urfa'da başlayan, Adana'da şöhret basamaklarını tırmalayan, İstanbul'da şöhreti yakalayan Müslüm babaya allahtan rahmet, ailesine baş sağlığı diliyoruz. 
Sen bir Fenomendin...




1 Mart 2013 Cuma

Kırmızı Halının Özeti



                                                                    Charlize Theron

Charlize Theron Dior'un yeni yüzü. Kırmızı halıda bir kuğu gibiydi. Seçilen elbise ve saç modeli göz kamaştırıyordu. Tüm ilgiyi üstüne çekmişti. Oscar adaylarından Jessica Chastain bej rengi elbisenin özel işlemesiyle klaslığın simgesiydi. Ona uygun saçı ve makyajıda olağan üstüydü. Amy Adams gri gümüş rengi kabarık tül hareketli elbisesi ile prensesler gibiydi. Saçındaki topuz, elbisenin duruşu kendi sevimliliği ile birleşince gerçekten ortaya muhteşem bir görüntü çıktı. Oscar bitmiş olabilir ancak çok konuşulacağa benziyor. Alınan ödüllerden çok ne giymiş, ne takmış konuları gündemde çok kalacak. Nice oscarlara.


                                                                          Jessica Chastain

                                                                            Amy Adams

28 Şubat 2013 Perşembe

Armani Junior


 Oscar ,ödül törenlerinin içinde en prestijli olanıdır. Genelde ilkler orada yaşanır. Zaman içinde de diğer törenlere ışık tutar. Bu senenin ilklerinden biri de Quvenzhane Wallis 9 yaşındaki çocuğun aday gösterilmesiydi. Öğretmen annenin, kamyon şoförü babanın kızı olan Wallis'in görüntüleri çok sevimliydi. Son derece rahat tavrı, kendini ifadeetme  şekli ile tüm ilgiyi üzerine topladı. Lora tarzı gece mavisi elbisesi ile de çok şıktı. Hele birde elbisesini nereden aldığını sorduklarında, Armani Junior demesi bir başka hoştu. Görüldüğü gibi artık büyük markalarda çocuk hot couture işine soyunur oldu. Gerçekten böylesi abiye çocuk kıyafetlerini tasarlayan modacılar az. Armani'de piyasadaki açığı yakalamış ve bunu hayata geçirmiş. Maaliyeleri ne olur bilmem ama, 9 yaşına göre renk ve model seçimi çok yerindeydi.







27 Şubat 2013 Çarşamba

Hazır Giyimden Olunca




Oscar törenindeki ihtişam ve şıklık anlatmakla bitmez. Günlerce yazarsanızda son bulmaz. Ancak en ilgi çekenleri sizinle paylaşmadan edemedim. Helen Hunt adlı sanatçı salona girdiğinde tüm gözler üstüne çevrildi. Son derece şık ve kendinden emindi. Karizmasıyla herkesin ilgisini çekmeyi becerdi. Adeta bir ışık saçıyordu.  Kıyafetinin tasarımcısını sorduklarında HM olduğunu gururla söylemesi dikkat çekiciydi. Kuşkusuz bu bir demokratik yaklaşımdı. Herkesin böylesi bir gecede seçeceği kıyafete üç yüz bin, dört yüz bin dolar vermek istemediği veya veremediğini simgeliyordu. Bazılarına göre bu denli paraların  savurganlık olarak  ad etmesini, bu sosyal sorumluluğunu böyle ifade etmesi cesurcaydı. Söylemek istediği, oscara katılmanın tek yolu tasarım elbisesi giyerekten geçmez. Hazır giyimdende seçilecek bir kıyafetle katılabileceğini ispat etti. Güzel olmak, şık olmak herkesin hakkı. Dolayısıyla ürünlerin ulaşabilirliğide önemli. Oda herkesin ulaşabildiğiyle çok şık oluncağını kanıtladı. Saçıyla, aksesuarıyla çok iyiydi. Bence önemli olan taşımak.




26 Şubat 2013 Salı

Oscar




Pazar'ı Pazartesi'ye bağlayan gece 85. Oscar Töreni Dolby Tiyatro'sunda yapıldı. Ben herzaman ki gibi gece 12'de  televizyonun karşısına geçmece NTV kanalı açmaca ile başlayan Oscar görüntüleri gerçekten inanılmazdı. İhtişamı ve yarattığı sinerji ile çok keyiflendim. henüz o saatlerde yeni gelenlerin kırmızı halıda salınmaları her biri ünlü tasarımcıların imzaladıkları kıyafetleri giyinmeleri, şıklık, zenginlik, ihtişam hepsi bir aradaydı. Sunuculardan Richael Smith bile değme artistlere taş çıkartıyordu. Aday olsa kesin o alırdı bence. 700 yakın seyircisiyle alkışlar, çağrış, bağrış ve olağan üstü bir organizasyona imza attılar. Ayrıca oscar com sitesiylede tüm dünyaya yayın yapıyordu. Facebook, twitter gibi sosyal medya ağları ile halktan gelen tepkileri ve hayranlıklarını anında öğreniyorlardı. Gel de internete hayran kalma herşeyde olduğu gibi oscarıda anında tüm dünyaya yaydı. Beni en çok ilgilendiren konu kırmızı halıda ki defile tadında görüntülerdi. Dior, Alexander Mcqueen Armani, Gucci, Valentino tasarımları öne çıkanlar arasındaydı. Bence oscar bu markaların kendi hazırladıkları moda haftalarından daha fazla ses getiriyor. Oyuncuyla beraber dile getirilmeleri de ünlerine ün katıyor. Bizim NTV'deki moda yorumcuları Arzu Kaprol, Zeynep Yapar'dı. Onların yaptıkları yorumlarda bizi bilgilendiriyordu. Saat 3.30'a kadar canlı yayını seyrettim. Ödüller görüntüsü ertesi güne kaldı, çünkü ben göreceğimi gördüm.
En İyi Film:Argo
En İyi Erkek Oyuncu:Daniel Day Lewis
En İyi Kadın Oyuncu:Jennifer Lawrence

                                                   En İyi Erkek Oyuncu:Daniel Day Lewis


                                                    En İyi Kadın Oyuncu:Jennifer Lawrence





25 Şubat 2013 Pazartesi

Dönem Kıyafetleri Olunca





Görselliğin önemini sorguladığımızda herkesin yorumu ayrı olur kuşkusuz. Ancak bazılarımızın gözlemlerinin  daha dikkatli olduğunu görürüz. Hele ki moda,tasarım, koleksiyon kıyafetleriyle uğraşanlar istemeden dikkatleri o yönde yoğunlaşır. Tıpkı Pazar günü gittiğim 'Kelebeğin Rüyası' filminde gördüğüm gibi. Gerçekten görülesi bir film. Oyuncular,senaryo,reji çok başarılı Hollywood tadında. Kıyafet seçimleri ise kusursuzdu. Böylesi dönem filmini en iyi yansıtan detayların vurgulanması göz ardı edilmemiş. Okadar ki filmin sonundaki jenerik yazılarını merakla bekledim, kostüm tasarımcısının kim olduğunu öğrenmek için. Gülümser Gürtunca'ymış. Gerçekten de bravo demekten kendimi alamadım. Filmde o dönemin Kandilli kız  Lisesinin formaları ,eskiden okul yakalarının ne kadar büyük ve mama önlüğü tarzında olduğunu,o dönemi yansıtan ayakkabı modelleri ve hiçbir kadının üzerinde pantalon olmaması, eteklerin kloş ve uzun olması,genç erkeklerin bile ceket takımsız sokağa çıkmadıklarını, kafadaki beyaz fiyonklar, balo kıyafetlerinde takılan küçük şapkalar, vag tarzı saçlar hepsi çok yerinde ve başarılıydı. Kuşkusuz bunların hikayenin inandırıcılığına katkısı çok. Evet film güzel ama benim dikkatimi daha çok kıyafetler çekti. Ellerinize sağlık Gülümser Gürtunca.